“Ben evle, çocuklarla, işle ilgilenirken eşimin bir başka kadına gittiğini öğrenmek…”

Eğitim sektöründe yıllarca yüzlerce çocuğa eğitim verdim ve geçen sene emekli oldum. Eşim ve ben şimdi boyumuzu geçen iki erkek evladımızı yemedik, içmedik ve okuttuk, şimdi ikisi de mühendis oldu, yuvalarını kurdular. Emeklilik yıllardır hayalini kurduğum bir süreçti fakat birden o koşuşturmacanın içinden çıkıp evde vakit geçirmeye başlayınca sudan çıkmış balığa döndüm. Hayatımı sorgulamaya başladığım o günlerde, yıllarca aynı yastığa baş koyduğum eşimin, bir dönem başka birisiyle ilişkisi olduğunu öğrendim.

İlişkisi, bir dönem yaşanmış ve bitmişti. Zamanla evliliklerin monotonlaştığını, ilk zamanlardaki gibi heyecanların kalmadığını çok iyi bilsem de, aslında bunun bir kaçış olduğunu düşünmeye başladım. Aldatılmış bir kadındım. Geceleri oğlanların ödevlerine yardım ederken, kendime hiç vakit ayırmadan soluksuz evle, işle ilgilenirken eşimin bir başka kadına gittiğini öğrenmek, geç kalmalarının ardındaki sebepleri aradan beş sene geçince duymak, gerçekten çok büyük bir yıkım yaşattı bana.

Eşimle yüzleşene kadar aradan tam bir ay geçti. Bir gece, akşam yemeği sonrasında çaylarımızı içerken, o kadından haberdar olduğumu söyledim. İnkâr etmedi. Ne kendisini, ne beni suçladı. “Gelip geçti ve duyduğun, öğrendiğin için çok üzgünüm” dedi. Beni sevdiğini, o kadınla beraber olduğu zaman diliminde bile benden vazgeçmediğini ama çok büyük bir hata yaptığını anlattı. Sustum ve dinledim. 30 yılı bir kenara koymak, bir anda her şeyi silip boşanmak, bambaşka bir hayata yelken açmak istiyor muydum? Ona “neden” diye sormak dahi istemedim.

Duygusal anlamda yıkım yaşıyordum, boşluktaydım. Sonradan okuduğum kitaplardan öğrendiğim kadarıyla, bu süreci aldatılan hemen her kadın yaşıyordu. Sorunun cevabına karar veremiyordum, gitmeli miydim, kalmalı mıydım?

Her zaman hayata güvenle bakmayı tercih edenlerdendim. Düzenli, derli toplu, planlı programlı, sürprizleri sevmeyen, belki biraz kontrol hastası bir insanım. Bu heyecansız hayattı belki eşimi başkalarına yönlendiren. Şimdi o kadını ve eşimi suçlamıyorum, bağışlayıcı bir tavrım oluştu. Yıllardır aynı ev, aynı koltuklar, aynı kıyafetler, aynı muhit, aynı yemekler, ne kendime bakmıştım, ne de başta çocuklarım olmak üzere aileme değişiklik için izin vermiştim. Bu monotonluğu yaratan ben olmuştum. Elbette bunların hiçbirisi eşimin bir başka kadına yönelmesini haklı göstermiyor ama vesile olduğumu düşünüyorum.

“Saçının rengini değiştirsene,” der dururdu bana, ya da “hadi bu ay sana yeni kıyafetler alalım,” “yorgun gözüküyorsun, biraz makyaj yap istersen,” “oğlanları anneme bırakalım, hafta sonu Ağva’ya kaçalım”… Bunun gibi birçok cümleyi sarf ettiğini ve benim her zaman, hepsine bir bahaneyle karşılık verişimi hatırladım. İnsan kendine bakmaya bakmaya, ciddi bir girdabın ve kısır döngünün içine giriyormuş meğer. Sürekli kendimi tekrar edip durmuşum ve hepsine de “çalışan kadın olmanın zorlukları” bahanesini uydurmuşum.

Bundan iki ay evvel, 52. doğum günümde yeni kararlar aldım. İlk değişikliği kendimde yapmak istedim. Kendime değer verirsem, etrafımdakilere bir o kadar fayda sağlayacağımı düşündüm. Eşimi ister alışkanlık, ister yılların emeğini kaybetmeme kaygısı olsun, seviyorum. İşte tüm bu karmaşalar içinde kendime bakmaya karar verdim. Spora başladım, yeni insanlarla tanıştım. Eşimin istediği gibi saçlarımı kızıla boyattım. Emeklilik paramın bir kısmını yeni bir hayat için daha radikal önlemlere ayırmaya karar verdim. Bülent Bey yüzümde form kaybı olduğunu, gıdığımın çıktığını, elmacık kemiklerimin kaybolduğunu söyledi. Dijital ortamda bana yüzümün olması gerektiği hali göstererek, yağ transferinin ve Örümcek Ağı Tekniği’nin ayrıntılarını anlattı.

Bu konuda okuyabileceğim, izleyebileceğim ne varsa okudum ve izledim. Bu tür büyük girişimlere öylesine kalkışmak mümkün değil. Ve nihayet kararımı verdim. Birkaç gün içinde genel anestezi eşliğinde yüzüme bir dizi uygulama yapıldı. Yaşım ilerlemiş olduğu için bunun en doğru şeklinin Örümcek Ağı Tekniği ile beraber yapılan yağ enjeksiyonu olduğunu söyledi Bülent Bey ve ben ona sonuna kadar güvendim. Ameliyata sevinçle girdim ve muhteşem bir geri dönüşle uyandım. Şimdi yeni bir hayata gerçekten merhaba diyorum.



Name :

Share this post

Comments

Leave a comment